-
Anasayfa
-
Bloglar
-
Genel
-
Ahmet ve Mica Ertegün’ün Denizin Fısıldadığı Malikanelerine Davetliyiz Bugün.
Ahmet ve Mica Ertegün’ün
denizin fısıldadığı,
ışığın dans ettiği
zamanın adeta durup
zarafetle anılara karıştığı
Southampton’daki malikanelerine davetliyiz bugün.

Malikane, çiftin dünya çapında sahip olduğu
dört evden biri ve
şu anda 52 milyon dolara satışta.
5,5 dönümlük arazide bulunan
1.022 m²lik mülkte 10 yatak odası,
13 banyo ve büyük salonlar bulunuyor.

Mimarisi, oturma odasındaki
yükselen piramit tonozlu tavan
ve görkemli bir Palladian
düzeni ile vurgulanıyor.
Palladian sütunların taşıdığı bu görkemli yapı,
klasik Avrupa’nın şıklığını,
Orta Doğu’nun egzotik zarafetini
ve Viktorya döneminin
ince detaylarını bir araya getiriyor.

Dünyaca ünlü mimar
Jaquelin T. Robertson tarafından
Virginia ve Rusya’daki
kır evlerinden ilhamla tasarlanan
Mica Ertegün’ün iç mekanlara
dokunma yeteneğiyle dekore edilen
bu görkemli malikanenin projesi tartışılırken
Ahmet Ertegün, oturma odasını
bir orkestraya ev sahipliği yapacak şekilde genişletmiş.
Bugün salonun ortasında yankılanan sessizlik,
adeta bir zamanlar burada çalan
bir orkestra melodisinin
unutulmaz izlerini taşıyor.

Joan Miró’nun cesur renkleri,
David Hockney’nin hayalperest fırça darbeleri
ve Edgar Degas’nın zarif heykelleri,
her odada farklı bir zaman diliminde yaşanan
hikayeleri anlatıyor.
İngiliz maun mobilyalar, 19. yüzyıl bronzları
ve büyük ölçekli Türk portreleri
Mica’nın uyum içindeki
sanatsal dokunuşunu yansıtıyor.

Ahşap kaplamalar, kadife koltuklar, blue blanc objeler…
Her biri, evin yaşayan bir organizma gibi
nefes almasını sağlıyor.
Bu malikane sadece bir yapı değil,
güzel yaşanmış bir hayatın da yansıması.

Her detay, bir ruhun izlerini taşıyor.
Ve belki de bu yüzden bazı evler
yalnızca tuğla ve harçla değil,
masallarla, tutkuyla ve iyi zevkle inşa ediliyor.
Peki, siz en çok hangi detayını sevdiniz?